Gerçek Yaşam Deneyimi
Yeni adımlar atmaya hazırlandığınız günlerde yanınızda olmasını
istediğiniz insanlar vardır. Sevdiklerinizin dışında özellikle, sizinle
birlikte olmasından güç aldığınızı hissettiğiniz kişiler. Genelde
annemiz, babamızdır ilk aklımıza gelen. Benim, zorlu yeni adımlarda
yanımda olmasını istediğim ilk kişi tartışmasız akıl hocamdır. Dönem
dönem bu kişi değişse de ben, yeni adımlar atmadan önce hep akıl
danışmak veya en azından yapacaklarımı beraberce gözden geçirmek için bu
kişiye mutlak ihtiyaç duyarım. Hayatım boyunca, tek başıma aldığım
kararlardan hiç pişmanlık duymasam da bunu biriyle paylaştıktan sonra
almış olmak her zaman bana daha fazla güç vermiştir.
Bugün, dünyanın öteki ucunda, evimin oturma odasında bütün bunları
düşünürken, bir süre geriye gittim ve o günleri hatırladım.
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünü kazanmıştım ve okul hakkında bana
anlatılanlardan başka hiçbir şey bilmiyordum. Çevremde, yurttaki oda
arkadaşlarım ve benden en fazla birkaç yaş büyük son sınıf arkadaşlarım
dışında kimse yoktu. İşin diğer zor yanı da ilk yıl boyunca hem okula
alışmak hem de bu yeni arkadaşlıkları edinmekle zaman geçirmiş, ikinci
yılın ortalarına kadar geleceğimle ilgili hiçbir şey yapamamıştım. Ne
yapacağım ya da ne yapmamam gerekeceği hakkında hiçbir fikrim de yoktu.
Tamam, o kadar da çaresiz değildim diyelim. Ama yine de eğer o günlerde
kapısını çalabileceğim, arayıp acaba diye başlayan cümleler
kurabileceğim bir danışmanım, akıl hocam, ablam veya ağabeyim olsaydı
belki de bugün almış olduğum bazı kararları almamış olabilirdim. Daha
iyi mi olacaktı bu konuda kesin yargıda bulunamam ama bana BUMED’den
Mentorluk teklifi geldiği gün aklımdan geçen ilk şey, “Yaşasın, en
azından bir arkadaşım, kendini benim hissettiğim gibi yalnız
hissetmeyecek!” oldu.
Bu projeyi, katılımcısı olmazdan önce de, katılımcılığım boyunca da ve
şimdi, sonrasında da büyük bir şevkle destekledim. Çünkü projenin
amacının nasıl yerini bulduğunu yaşayarak görme imkanım oldu.
Proje ile ilgili teklifi ilk duyduğum anda, yukarıda da belirttiğim gibi
büyük bir sevinç hissettim. Ama ne yapabileceğim konusunda kesin bir
planım ya da fikrim oluşmamıştı. Bu projeyle, halen Boğaziçi
Üniversitesi’nde okumakta olan arkadaşlarımıza pekçok konuda katkıda
bulunacaktık, en azından emin olduğum şey buydu.
BUMED, biz mentorları, mentee arkadaşlarımızla ilk buluşmamızdan önce
gerekli konularda çeşitli seminerlere ve toplantılara davet etti. Daha
sonra özel bir test uyguladık. (Ne-o PIR). Aynı testi mentee
arkadaşlarımız da aldılar. Daha sonra mentorlar menteeler ile
eşleştirildi ve bizlere mentee ismi ve telefonu bildirildi. Bütün bu
süreç oldukça heyecanlı geçti biz mentorlar açısından. Eminim ki mentee
arkadaşlarımız da bizlerle tanışıncaya kadar bu heyecanlı bekleyişi
yaşamışlardır.
Projenin güzel yanlarından biri, sizleri ortak bir geçmişi paylaştığınız
ve paylaşacağınız bir okuldaşınızla buluşturuyor olması. Diğer bir yanı
ise, size, okul döneminizde belki de en çok ihtiyaç duyduğunuz desteği
bu kez alan değil veren taraf olarak sunması. Böylece, okul yıllarınızda
karşılaştığınız sorunlarınız ve hedefleyip de bir türlü
gerçekleştiremediğiniz ne varsa gözden geçirme ve bunu, okulda şimdi
sizin yerinizde olan biriyle paylaşma imkanı da buluyorsunuz. Kısaca bu
proje, hem mentor hem de mentee için çift taraflı katkılar taşıyan, çok
anlamlı bir proje.
Mentee arkadaşımla tanıştıktan sonra, her ikimizin de uygun olduğu
zamanlarda telefon, email ile veya yüzyüze görüştük. Gerek okul ve
dersleri, gerek iş yaşamı ve gerek sosyal yaşam üzerine çok güzel
sohbetler ettik. Zaman zaman bir kitap okuyup tartıştık, zaman zaman iş
görüşmeleri ve stajlar konusunda araştırmalar yaptık. Bütün bu uğraşılar
sırasında diyebilirim ki mentee arkadaşım kadar ben de yeni pekçok şey
öğrendim ve kendimi de sorgulama imkanı buldum.
Başta da belirttiğim gibi, projenin beni en mutlu eden tarafı, şimdi
sizin yerinizde o okul günlerini yaşayan bir arkadaşınızla birlikte, her
ne kadar onun eğitimi ve geleceği üzerine çalışıyor olsanız da aslında
ikinizin de yaşamı üzerine yeni bir deneyim elde ediyor olmanızdı. Bu
açıdan, Boğaziçi’nden mezun olmak kadar, geri dönüp okula destek veriyor
olmak beni ayrıca mutlu etti. Bu, mezuniyetinizden yıllar sonra sizi
yeniden okula bağlayan zincirin bir halkası. Bu halkanın uzun yıllar
gelişerek büyümesini umuyor, projenin tüm katılımcılarına ve
organizasyonda görevli tüm arkadaşlarımıza, bizimle bu deneyimi
paylaştıkları için teşekkür ediyorum.
BUMED Mentorluk Projesi’ne sadece 1 yıl katkıda bulunabildim. İşim
gereği New York’a taşınınca, malesef, projeden fiziken ayrılmış oldum.
Ama gönlüm daima onlarla...
Sizlerin de böyle bir deneyimi yaşamanız gerektiğini düşünüyorum.
|