BÜMED
BÜMED Ana Sayfa

  BÜMED Gönüllüleri

Ana Sayfa   ::   Bu Sayfayı Yazdır  



MENTORLARDAN..

Arzu Kayhan EC'01

Gerçek Yaşam Deneyimi

Yeni adımlar atmaya hazırlandığınız günlerde yanınızda olmasını istediğiniz insanlar vardır. Sevdiklerinizin dışında özellikle, sizinle birlikte olmasından güç aldığınızı hissettiğiniz kişiler. Genelde annemiz, babamızdır ilk aklımıza gelen. Benim, zorlu yeni adımlarda yanımda olmasını istediğim ilk kişi tartışmasız akıl hocamdır. Dönem dönem bu kişi değişse de ben, yeni adımlar atmadan önce hep akıl danışmak veya en azından yapacaklarımı beraberce gözden geçirmek için bu kişiye mutlak ihtiyaç duyarım. Hayatım boyunca, tek başıma aldığım kararlardan hiç pişmanlık duymasam da bunu biriyle paylaştıktan sonra almış olmak her zaman bana daha fazla güç vermiştir.

Bugün, dünyanın öteki ucunda, evimin oturma odasında bütün bunları düşünürken, bir süre geriye gittim ve o günleri hatırladım.

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünü kazanmıştım ve okul hakkında bana anlatılanlardan başka hiçbir şey bilmiyordum. Çevremde, yurttaki oda arkadaşlarım ve benden en fazla birkaç yaş büyük son sınıf arkadaşlarım dışında kimse yoktu. İşin diğer zor yanı da ilk yıl boyunca hem okula alışmak hem de bu yeni arkadaşlıkları edinmekle zaman geçirmiş, ikinci yılın ortalarına kadar geleceğimle ilgili hiçbir şey yapamamıştım. Ne yapacağım ya da ne yapmamam gerekeceği hakkında hiçbir fikrim de yoktu.

Tamam, o kadar da çaresiz değildim diyelim. Ama yine de eğer o günlerde kapısını çalabileceğim, arayıp acaba diye başlayan cümleler kurabileceğim bir danışmanım, akıl hocam, ablam veya ağabeyim olsaydı belki de bugün almış olduğum bazı kararları almamış olabilirdim. Daha iyi mi olacaktı bu konuda kesin yargıda bulunamam ama bana BUMED’den Mentorluk teklifi geldiği gün aklımdan geçen ilk şey, “Yaşasın, en azından bir arkadaşım, kendini benim hissettiğim gibi yalnız hissetmeyecek!” oldu.

Bu projeyi, katılımcısı olmazdan önce de, katılımcılığım boyunca da ve şimdi, sonrasında da büyük bir şevkle destekledim. Çünkü projenin amacının nasıl yerini bulduğunu yaşayarak görme imkanım oldu.

Proje ile ilgili teklifi ilk duyduğum anda, yukarıda da belirttiğim gibi büyük bir sevinç hissettim. Ama ne yapabileceğim konusunda kesin bir planım ya da fikrim oluşmamıştı. Bu projeyle, halen Boğaziçi Üniversitesi’nde okumakta olan arkadaşlarımıza pekçok konuda katkıda bulunacaktık, en azından emin olduğum şey buydu.

BUMED, biz mentorları, mentee arkadaşlarımızla ilk buluşmamızdan önce gerekli konularda çeşitli seminerlere ve toplantılara davet etti. Daha sonra özel bir test uyguladık. (Ne-o PIR). Aynı testi mentee arkadaşlarımız da aldılar. Daha sonra mentorlar menteeler ile eşleştirildi ve bizlere mentee ismi ve telefonu bildirildi. Bütün bu süreç oldukça heyecanlı geçti biz mentorlar açısından. Eminim ki mentee arkadaşlarımız da bizlerle tanışıncaya kadar bu heyecanlı bekleyişi yaşamışlardır.

Projenin güzel yanlarından biri, sizleri ortak bir geçmişi paylaştığınız ve paylaşacağınız bir okuldaşınızla buluşturuyor olması. Diğer bir yanı ise, size, okul döneminizde belki de en çok ihtiyaç duyduğunuz desteği bu kez alan değil veren taraf olarak sunması. Böylece, okul yıllarınızda karşılaştığınız sorunlarınız ve hedefleyip de bir türlü gerçekleştiremediğiniz ne varsa gözden geçirme ve bunu, okulda şimdi sizin yerinizde olan biriyle paylaşma imkanı da buluyorsunuz. Kısaca bu proje, hem mentor hem de mentee için çift taraflı katkılar taşıyan, çok anlamlı bir proje.

Mentee arkadaşımla tanıştıktan sonra, her ikimizin de uygun olduğu zamanlarda telefon, email ile veya yüzyüze görüştük. Gerek okul ve dersleri, gerek iş yaşamı ve gerek sosyal yaşam üzerine çok güzel sohbetler ettik. Zaman zaman bir kitap okuyup tartıştık, zaman zaman iş görüşmeleri ve stajlar konusunda araştırmalar yaptık. Bütün bu uğraşılar sırasında diyebilirim ki mentee arkadaşım kadar ben de yeni pekçok şey öğrendim ve kendimi de sorgulama imkanı buldum.

Başta da belirttiğim gibi, projenin beni en mutlu eden tarafı, şimdi sizin yerinizde o okul günlerini yaşayan bir arkadaşınızla birlikte, her ne kadar onun eğitimi ve geleceği üzerine çalışıyor olsanız da aslında ikinizin de yaşamı üzerine yeni bir deneyim elde ediyor olmanızdı. Bu açıdan, Boğaziçi’nden mezun olmak kadar, geri dönüp okula destek veriyor olmak beni ayrıca mutlu etti. Bu, mezuniyetinizden yıllar sonra sizi yeniden okula bağlayan zincirin bir halkası. Bu halkanın uzun yıllar gelişerek büyümesini umuyor, projenin tüm katılımcılarına ve organizasyonda görevli tüm arkadaşlarımıza, bizimle bu deneyimi paylaştıkları için teşekkür ediyorum.

BUMED Mentorluk Projesi’ne sadece 1 yıl katkıda bulunabildim. İşim gereği New York’a taşınınca, malesef, projeden fiziken ayrılmış oldum. Ama gönlüm daima onlarla...

Sizlerin de böyle bir deneyimi yaşamanız gerektiğini düşünüyorum.

Sevil Uzel

VE ADAM, KELEBEĞE YARDIM ETMEYE KARAR VERDİ...

Minik kelebeğin hikayesini bilir misiniz? Bedenini küçücük bir delikten çıkarmaya çalışan kelebeği seyreden adam aceleci iyiliği içinde kozayı keserek deliği büyütür.. Kelebek kolayca dışarı çıkar... Ve ömrünün geri kalanında uçmayı hiç başaramaz.. Çünkü kelebekler ancak bedenlerinden kanatlarına yayılan kozadan çıkma mücadelesini kazandıkları gün uçmaya hazır olurlar..

Mentorluğun en zor tarafının bu olacağı ilk günden belliydi. Kozadan size bakan kelebeği görüyorsunuz. Bir kere, deliği genişletme gücünüz var. Olmadı, ona nereden kuvvet uygularsa kozadan daha kolay çıkabileceğini söyleyebilirsiniz. Ama her iki koşulda da aceleci iyisiniz. İyi mentor değil..

İki kulak – bir ağzınız var, dediler mentorlar toplantısının ilk gününde. Bu orantıyı unutmamak önemli. Hatta on dinlerseniz, bir söyleyeceksiniz. Konuştuğunuzda da öyle ahkam kesmek yok, benzer durumlarda yaşadığınız başarısızlıklar, düşünce canınızın nasıl acıdığından bahsedebilirsiniz mesela. Soru sormayı yeniden öğrenmek gerekli sonra. 5N1K’lı sorular. Tam olarak ne kastettiğini anlatabilir misin? Neden insanların bencil olduğunu düşünüyorsun? Bu sıkıntıyı ilk ne zaman hissettin? türünden..

Geçmiş deneyimlere rağmen susmayı başarmak zor. En stratejik soruları sormaya çalışmak da.

Biz 2 yıldır birlikteydik Ebru’yla. NeoPIR’a sağlık, çok vakit kaybetmedik birbirimizi tanıyıp hedeflerimizi koyarken. Mentor’un hedefi belli. Yol boyunca mentee’ne ne kadar ‘hiç böyle düşünmemiştim’ ‘iyi ki varsın’ dedirtirsen o kadar çentik atıyorsun duvara.

O simdi tatilde. Eylül ayında işe başlayacağını bilmenin rahatlığıyla. Ben de çentiklerimi sayıyorum. İkimiz de çok mutluyduk, en son telefon konuşmamızda. Gelecek hafta kelebeğin uçuşunu kutlamak için buluşacağız..

Sizin de çentik atabileceğiniz bir duvarınız varsa kelebeklerin gelecek gösterisini kaçırmamanızı öneririm.

Sevil Uzel
 


Copyright © 2005 BÜMED

Gelenekselleşen mentorluk programı kapanış kokteylimizi bu sene 10 Haziran'da BÜMED'de gerçekleştirdik. Bu projeye katkıda bulunmuş olan tüm gönüllülerimize teşekkür ederiz. 

Aramıza yeni katılacak olan mentorlarımızla birlikte yeni döneme Eylül 2006'da başlıyoruz. İlgilenen tüm BU mezunlarının programımıza katılmasını bekliyoruz.

Pencereyi Kapat